Bahar geçti yaz geçti
Bülbül gül ile çiftleşti
Dağ başı kar kokuyor
Kerem ateşiyle sar beni
Git desen gidemem
Ayak gitse gönül gitmez
Müebbet yemiş bu sevdanın
Pas tutmuş zincirine vur beni
Ne etsem ne eylesem
Çözülmedi kelepçenin kilidi
Eksilirken çok yoruldum
Eskimeyen dost kervanına sor beni
***
hasret bana tutsak
ben hasrete
zamansız döşüme düşer hayalin
döşüne dokunmak bana yasak
kaç bahar geçti aradan
kaç tanımsız zemheri
ne çiçekler unuttu seni
ne de kar taneleri
zamansız gidişinden beri
saplı durur yürekte
kara saplı bir bıçak
ne hazin tablo bu
dokunsam bulutlara
sanki gözlerin ağlayacak
aşıklar bir ah etse
yıkılır dağlar dediler
ben bin ah ettim
yıkılmadı dağlar
söyle bana ey zahit
dağ mı yalan
aşk mı yalan



